“İstanbul için zaman doluyor”

İngiliz bilim gazetesi Nature(Doğa)’da yayınlanan “İstanbul için zaman doluyor” başlıklı yazıda Türkiye’de en son yaşanan Elazığ depremine, İstanbul’daki olası depreme ve bunun için yapılan hazırlıklar çerçevesinde İstanbul Valiliğince hazırlanan proje İSMEP’e yer verildi. Katherine Barnes’in Nature’de yayınlanan yazısı:

8 Mart sabahı Türkiye’nin doğusunda 6.1 büyüklüğünde Elazığ’da yaşanan depremin ardından bir sonraki büyük deprem İstanbul’da olabilir.

Amerikan Jeoloji Merkezi’nden alınan bilgiye göre, merkez üssü şehir merkezinin 70 km uzaklıktaki Karakoçan ilçesi olan depremde en az 100 kişi yaralandı, 41 kişi ise hayatını kaybetti.

Türkiye Kuzey ve Doğu Anadolu fay hatlarıyla çevrili sismik riskin  yüksek olduğu bir ülke. En son yaşanan Elazığ depremi sadece Doğu Anadolu fay hattıyla ilgiliydi, bu yüzden Edinburgh Üniversitesi’nden sismolog Ian Main, Elazığ’da yaşanan depremin İstanbul’un bulunduğu Kuzey Anadolu fay hattını etkilemesinin çok uzak bir ihtimal olduğunu belirtti.

13 milyon kişinin yaşandığı İstanbul’da 1766 yılından beri büyük şiddette bir deprem yaşanmadı. En son İstanbul’a komşu olan ve Kuzey Anadolu fay hattında bulunan İzmit(1999) ilinde  peşpeşe  sarsıntılar yaşanmıştı. Deprem uzmanları bir sonraki depremin Kuzey Anadolu fay hattında bulunan İstanbul’da yaşanmasından endişe ediyorlar.

Amerikan Jeoloji Merkezi’nden Tom Parsons’ a göre, Menlo Park, Kalifornia ve İstanbul’da önümüzdeki 25 yılda 7 veya üzeri büyüklükte bir deprem yaşanabilir.

Depremden çıkarılan dersler

1999 İzmit depremi, İstanbul’daki yöneticilere 13 milyon nüfuslu şehri depreme hazırlamaları gerektiğini hatırlattı.

İstanbul deprem master planı hazırlandı ve temel amacı  insanları depreme karşı bilinçlendirip, önlem almalarını,  yüksek risk altında bulunan kamu binalarının güçlendirilmesini ve imar mevzuatının etkin uygulanmasını sağlamak olan İSMEP(İstanbul Sismik Riskin Azaltılması Projesi) 2006’da İstanbul Valiliği tarafından  hayata geçirildi.

Kandilli Rasathanesi müdürü Mustafa Erdik, 1999 depreminden sonra depreme kamu bilinçlendirme çalışmalarının yapıldığını, eğitimler verildiğini, yapı ve imar mevzuatının gözden geçirilerek depreme dayanıklı okullar, hastaneler inşa edildiğini söyledi. Örneğin İstanbul’un yeni terminali İstanbul Sabiha Gökçen havaalanı 8 büyüklüğündeki bir depreme dayanıklı olarak inşa edildi.

Bu olumlu adımların yanı sıra İstanbul’da çarpık kentleşme ve nüfus artışı devam ediyor. Ayrıca Türkiye’nin en son yaşadığı deprem ülkenin geri kalanının depreme ne kadar hazırlıksız olduğunun önemli bir göstergesi.

AHDER © 2017 All Rights Reserved