İklim değişikliği hakkındaki efsaneler ve gerçekler

Gezegenimizin iklimi aslında oldukça karmaşıktır ve iklimi etkileyen “faktör türünün sayısı” bile oldukça fazladır. Güneşteki şiddetli olaylardan, okyanustaki mikroskopik canlılara ve böyle farklı faktörlerin etkileşimi sonucunda oluşan alt faktörlere kadar pek çok şey iklimi etkiler. Ancak elimizde net olan bir şey var ve o da küresel ısınmanın son sürat devam ediyor oluşu.

iklim değişikliği hakkında doğru bilinen yanlışlar

İklim değişikliği hakkındaki doğru bilinen yanlışlara ve efsanelerin ardındaki gerçeklere yer vererek, kafa karışıklıklarını gidermek istedik.

İklim değişikliği hakkındaki efsaneler ve gerçekler

Küresel ısınma 1998’de son buldu

Tersine, en şiddetli ısınma konusunda 1998 kayıtlara geçen ilk kırılma noktasıdır. 1998’den bu yana bazen yüzey sıcaklığı düşse de gezegenimizin ısısı artmaya devam etti. 1998’den sonra 2005 ve 2007 de iklim değişikliği açısından kırılma noktaları oldu.

Kutup ayılarının sayısı artıyor

Keşke gerçek olsaydı ama maalesef bu iddia doğru değildir. Kuzey Kutbu’ndaki ayıların toplam nüfusu, 19 ayrı gruptan oluşuyor. Bu grupların bazılarının nüfusunda bazen küçük artışlar olurken, çoğunda büyük düşüşler gerçekleşiyor. Özetle tek tek grupların nüfusunu değil toplam nüfusu göz önünde bulundurmak gerekli. Dünya Doğayı Koruma Birliği, kutuplardaki deniz buzu kaybı nedeniyle 2050’ye gelindiğinde kutup ayılarının nüfusunda %30’luk bir düşüş olacağını öngörüyor. Ayrıca son yapılan bir araştırma ortaya koydu ki, buzun erken erimesi ve geç oluşmasıyla kendini gösteren iklim değişiklikleri, kutup ayılarının uzun süre aç kalmasına neden olarak sağlık durumlarını olumsuz etkiliyor.

Küresel ısınmayı reddeden bilim adamları çoğunlukta

Bu doğru değil. Klimatoglar arasında yapılan bir anket gösterdi ki, %97,4’ü küresel ısınmayı doğruluyor. Ayrıca bu anket 2007’de yapıldı, dolayısıyla bu oran muhtemelen günümüzde %100’e ulaşmış durumda. Dünyanın 1 numaralı bilim adamları, teknoloji uzmanları, iş adamları ve politikacılarının gündeminde de iklim değişikliğinin olduğunu görebilirsiniz.

Yaşadığım yer çok soğuk, biraz ısınması bana iyi gelecek

Böyle düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Gelecek nesilleri düşünmüyor olabilirsiniz. Isınmaya karşı modern soğutma sistemleriyle konforunuzu sürdürebileceğinizi varsayabilirsiniz-ki bu küresel ısınmayı daha da şiddetlendirmeken başka bir işe yaramaz. Oysa iklim değişikliğinin, susuzluk ve doğal afetler gibi sonuçları da olacak. Göç, yiyecek sorunu gibi sosyal, politik ve ekonomik etkenler sizi ya da çocuklarınızı er geç etkileyecek.

İklim değişikliğine karşı elimizden hiçbir şey gelmez

Açıkçası iklim değişikliğini tam anlamıyla durdurmak için artık çok geç.  Ancak zaten bu açma kapama düğmesi olan bir şey değil. Isınmanın şiddetlendiği yeni kırılma noktaları yaşamamak için yapabileceğimiz çok şey var. Bu konuda tüm dünyanın birlik olabilmesi de öncelikli meselemiz olmalı. Başka bir deyişle küresel ısınma politik bir problem. 

 

 

AHDER © 2017 All Rights Reserved